TEYFİK TEYFİK

TEYFİK

Merhabalar,

İkibinlerin başında, önce çok önem vermemekle birlikte giderek rahatsız eden bir çiş sorunu ile tanıştım.

Rahatsız ediyordu, zira, ne denli titizlik gösterirsem göstereyim, çiş konusunda tam bir boşaltma gerçekleştiremiyor ve düzensiz bir işeme ile karşı karşıyaydım. Tabii, bu düzensizlik yanında, hiç istemediğim ve çok hassas olduğum bir konu da, pantalonumun önünün, çok az da olsa ıslanmasıydı.

Ancak, bu yıllarda yurt dışında görevli idim, kişisel tedbirimi alarak konuyu ertelemeye, geçiştirmeye çalışıyordum.

2008 yılına geldiğimde ise, sorunumun ihmal edilmemesi gerçeğini, mecburen kabul etme durumunda kaldım.

Aslında, prostatlılar, genellikle düzensiz ve çok sık olarak çişe çıkarlar. Bu çıkış, geceleri de birkaç kez tekrarlanır derler. Oysa ben, geceleri, normal insanlar gibi belki bir kez çişe kalkıyordum.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastahanesi Üroloji Kliniği bölüm başkanının çok eski bir dostum, kardeşim oluşunun, sorunun üzerine gitmem ve kesin halletmek istememde etkili olduğunu ifade etmeliyim. Tabii, bu konuda bölümün uzman Profesörü ile beni tanıştırması, kendisinin yakın ilgisi, dostluğu da bu tedaviye başlamamı pekiştiren çok önemli bir neden oldu; bunu açıklık ve samimiyetle belirtmeliyim diye düşünüyorum.

PSA'mın normalin üzerinde çıkışı, ilk biyopsimize karar almamızı gerektirdi ve 07.03.2008 tarihinde 16 parça alınarak ameliyatım gerçekleştirildi.

Ameliyat sonrası yapılan patolojik test sonucunda herşeyin temiz çıkışı, bizleri hem çok sevindirdi, biraz da şaşırttı diyebilirim. Zira, yüksek bir PSA sonucunun temiz çıkışı, gerçekten pek olağan bir şey değildi.

Bu ilk biyopsi sonrasında, sürekli bir kontrol ile, ultrasonlar, MR'lar,v.b yapılarak, sıkı bir izleme ve denetim altına alındım. Her altı ayda bir bu tetkikler yapılıyor ve hastalığım, sıkı bir şekilde takip ediliyordu.

Ancak, özellikle PSA düzeyimde ciddi bir düşüş yaşanmadığı için 05.06.2009 tarihinde tekrar biyopsi yapıldı ve bizleri çok üzen bir sonuçla karşılaştık.Bu kez alınmış olan 32 parçanın küçük bir odağında kanser saptanmıştı. İçimizin rahatlaması ve sonucun bir başka el tarafından da kontrolü için, Cerrahpaşa dışında, dostlarımız kanalıyla çok güvenilir bir doktora ayni patolojik tetkik yaptırıldı ve maalesef, kanser teşhisinin doğru olduğu gerçeğini öğrendik.

Tabii, bundan sonraki izleme programımız, takdir edersiniz ki, çok daha yoğun ve tatsız oldu. Morallerin olumsuz etkilendiğini ifade etmek yanlış olmayacaktır. Fakat bu arada ortaya çıkan ilginç bir gelişme, nedenini tam olarak izah edemediğimiz PSA değerinin giderek düşmesi oldu.Tekrar etmek gereksiz ama MR, v.b araştırmaları çok daha muntazam ve ciddi olarak yerine getirdik.

Biliyorsunuz, biyopsi, üzerinden uzun bir süre geçmeden sıkça yapılamıyor. Bu nedenle, iki yıl kadar bekledik ve 14.06.2011 tarihine üçüncü biyopsiye karar alarak, hastalığın gidişatını görelim dedik. Bu kez de 32 parça alındı ve sonuç gene hepimiz için sürpriz oldu; kanser, yayılmadığı gibi, tamamen yok olmuştu. Bu olayı, kanserli dokunun, yayılmamış olduğu ve alınan parçalarla birlikte yok olduğu şeklinde yorumlama durumunda kalındı.Neden ne olursa olsun, sonuç sevindirici idi.

Aylar gene çeşitli tetkikler ve kontroller ile geçerken, hiç beklenmedik bir olay ile karşı karşıya kaldık; çok fazla büyüyen prostat, idrar yolunu tamamen kapattı ve hiç çiş yapamaz duruma geldim. Bir süre, belki ilaçlarla veya kendiliğinden açılır ümidi ile 2-3 ay sonda ile dolaşmak mecburiyetinde kaldım fakat herhangi olumlu bir gelişme kaydedilmediği için, yine Cerahpaşa Ürolojinin, konu üzerindeki başka uzman bir Profesör tarafından, lazer ile gerçekleştirilen "Greenlight" denen mesane ameliyatını oldum ve idrar yollarım açılarak, çiş yapmam sağlandı.

Gördüğünüz üzere, son biyopsimin üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmiş bulunuyor ve yeni bir ameliyatın yapılması tıbbi güvenlik açısından gerekli bulunuyor. Ancak, burada da başka bir haklı endişe bizlere mani oluyor, şöyle ki; biyopsi sonrasında prostatın ödem yapıp, şişmesi, geçici de olsa bir süre tekrar idrar yollarının kapanması sonucunu doğurursa ne yaparız??

Şimdilik, benim, istemeden de olsa tercihim ve çok değerli dostumuz Profesörün de anlayışı ile yeni bir biyopsiyi düşünmüyoruz.Tabii, buna karar alırken, yaş faktörünü vs. de dikkate alıyoruz. Bildiğiniz gibi, ileri yaşlarda kanserin, özellikle prostat kanserinin, hızlı gelişmesi ve sonrasında metastas yapma olasılığının oldukça düşük oluşu gibi nedenler de, etkin oluyor bu kararımızda.

Belki biraz kumar ama görünen, şimdilik kazanmıyorsak da kaybetmiyor gibiyiz. Dilerim, sıkı ve ciddi tetkikler ve güvenilir ellerde olduğum inancım,  beni yeniden kötü sonuçlarla karşılaştırmaz.

Sağlıklı günler dileklerimle,

DİĞER YORUMLAR
O.A. 44 yaşında aktif izleme başlayan ve 6 yıldır takipteki hasta O.A. 44 yaşında aktif izleme başlayan ve 6 yıldır takipteki hasta
O.A. 44 yaşında aktif izleme başlayan ve 6 yıldır takipteki hasta

Doktorum Can bey ile tanışmamız 2010 yılına dayanı...

devamını oku
E.ÖZDEMİR E.ÖZDEMİR
E.ÖZDEMİR

Yaklaşık 2 yıl önce yaptırdığım tetkikler sonucund...

devamını oku
4 yıldır izlemde olan 76 yaşında hasta 4 yıldır izlemde olan 76 yaşında hasta
4 yıldır izlemde olan 76 yaşında hasta

20 yıldır yaptırdığım rutin prostat testlerinde ...

devamını oku
E. K. BİÇER E. K. BİÇER
E. K. BİÇER

2012 yılında tesadüfen yapılan kan tetkiklerinde P...

devamını oku